Miras Hukuku2 dk okumaAcar Görgün Hukuk Bürosu
Türk hukukunda mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte terekeyi bir bütün olarak kazanır. Bu, yalnızca mal varlığının değil borçların da mirasçılara geçtiği anlamına gelir. Mirasçılar tereke borçlarından kişisel olarak ve müteselsilen sorumludur. Borçları varlığından fazla olan bir mirasla karşılaşan mirasçıların başvurabileceği en önemli yol, mirasın reddidir.
Ret süresi: üç ay
Yasal mirasçılar mirası, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içinde reddedebilir (TMK m. 606). Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için süre, tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihte başlar. Bu süre içinde ret beyanında bulunmayan mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış sayılır.
Haklı sebeplerin varlığı halinde sulh hukuk mahkemesi bu süreyi uzatabilir veya yeni bir süre verebilir.
Ret beyanı nasıl yapılır?
Ret beyanı, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır. Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir; "şu borç ödenirse kabul ederim" gibi şarta bağlı bir ret geçerli değildir. Mahkeme ret beyanını tutanağa geçirir ve kayda alır.
Hükmen ret: süre geçse de mümkün mü?
Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Buna hükmen ret denir. Üç aylık süre geçmiş olsa bile, mirasbırakanın borçlarının varlığından fazla olduğu ispatlanarak mirasın hükmen reddedildiğinin tespiti için dava açılabilir. Uygulamada alacaklıların mirasçılar aleyhine başlattığı icra takiplerine karşı bu yol sıkça kullanılır.
Ret hakkını ortadan kaldıran davranışlar
Ret süresi dolmadan önce bazı davranışlar mirasın kabul edildiği anlamına gelir ve ret hakkını düşürür (TMK m. 610):
- Terekeye ait işleri olağan yönetim sınırlarını aşarak yürütmek
- Tereke mallarını satmak, kendine mal etmek veya gizlemek
- Terekeye ait alacakları tahsil edip kendi ihtiyacı için kullanmak
Cenaze giderlerinin karşılanması veya terekenin korunmasına yönelik zorunlu işlemler kural olarak kabul sayılmaz. Ancak sınırın ince olduğu durumlarda, ret düşünen mirasçıların tereke mallarına dokunmadan önce hukuki destek almaları önerilir.
Reddin sonuçları
Mirası reddeden mirasçının payı, mirasbırakan ondan önce ölmüş gibi onun altsoyuna geçer. Bu nedenle bir mirasçının reddi, çocuklarını ve torunlarını mirasçı konumuna getirebilir. Borçlu bir mirastan tamamen kurtulmak için ailenin sonraki kuşaklarının da ret beyanında bulunması gerekebilir.
En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse miras, sulh mahkemesi tarafından iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda borçlar ödendikten sonra artan bir değer kalırsa, bu değer mirası reddetmemiş gibi mirasçılara verilir.
Sonuç
Mirasın reddi, kısa ve hak düşürücü bir süreye bağlı olduğu için ölümün ardından mirasbırakanın borç durumunun hızla araştırılması gerekir. Banka kayıtları, icra dosyaları ve vergi borçları bu araştırmanın ilk adımlarıdır.
